Skip Navigation Links
Ana Sayfa
İletişim
 
Skip Navigation Links
Hakkımızda
Referanslarımız
Ücretli Danışma Hattımız
İletişim
Yazılı Basında Cihangir Dönmez
Görsel Basında Cihangir Dönmez
Cihangir Dönmez Köşe YazılarıExpand Cihangir Dönmez Köşe Yazıları
2B Araziler için takdir edilen rayiç bedeller
 
ÜCRETLİ DANIŞMA HATTIMIZ
İÇİN TIKLAYINIZ

Detaylı Bilgi >>

 

CİHANGİR DÖNMEZİN KATILDIĞI TELEVİZYON PROGRAMLARI

Detaylı Bilgi >>

 

2B ARAZİLERLE İLGİLİ  5831 VE 5841 SAYILI KANUNLARDA ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARI :

Anayasa Mahkemesi, 12.05.2011 tarihinde 5831 Sayılı Kanunun 4’üncü maddesi, 5’inci fıkrasındaki, kadastro, ifraz ve tescil işlemlerinin, İmar Kanunu ile Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yapılacağı düzenlemesini Anayasa aykırı gördü ve iptal etti. Bu fıkranın uygulanmasından doğacak zararın önlenmesi için kararın Resmi Gazete’de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğü de durduruldu. Bundan böyle Kanun kapsamındaki 2/B işlemlerinin İmar Kanunu ve Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri ve bu kısıtlamalar dikkate alınarak yapılması gerekecektir.

ANLAMI : 12.05.2010 tarihine kadar kadastrosu yapılmamış yada yapılarak herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmemiş veya  yapılan kadastro işlemine karşı açılan itiraz davaları nedeniyle davaları devam eden tüm 2b araziler bu şekilde tapuya tescil edilemeyecek bu nedenle de vatandaşa satışa arz edilemeyecek.

Yapılan kadastro işlemlerinde 2Barazişnin mevcut  parsel büyüklüğü dikkate alınmadan imar kanununun ifraz ile ilgili kısıtlamalarına, toprak koruma kanunun tarım arazilerinde hisse kısıtlamalarına bakılmaksızın kadastro işlemleri tamamlandı. Örnek vermek gerekirse otuz dönüm büyüklüğündeki bir 2B parseli ada parsel numarası alarak 20 parçaya bölündü ve yirmi ayrı kişi bu parseller üzerinde kullanıcı olarak belirlendi.

Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı nedeniyle, artık bu şekilde yapılan bir kadastro işleminin tapuya tescili mümkün değil ve bu tescil yapılamayacağı içinde üzerinde kullanıcı olarak belirlenen vatandaşların ise tapunun beyanlar hanesine kullanıcı olarak yazılması işlemi yapılamayacağı için bu arazilerin vatandaşlara satışı da mümkün olmayacak.

ÇÖZÜM : Bu tip arazileri  önce orijinal 2B parsel büyüklüklerinde ifraz ve kullanıcı belirlemesi yapmadan tapuda Hazine adına tescil etmek, imar çalışmalarını tamamlamak yani imar kanunundaki kısıtlamalardan araziyi kurtararak ( DOP ve KOP kesintilerini yaptıktan sonra minumum parsel büyüklüklerini belirleyerek )  daha sonra işgalcisine satmak veya TOKİ uygulamasına sokmaktır. Bu yöntem aslında tam olarak kentsel dönüşüm projelerinin konusu oluşturuyor.

Tarım arazilerinde ise toprak koruma kanununa uygun büyüklüklerde ifraz ve kullanıcı belirlemesi yapmaktır. Bu yöntem ise tarım arazilerinde arazi toplulaştırması ile tarım alanlarının verimliliğini arttırır.

Anayasa Mahkemesi ayrıca 5841 Sayılı Yasanın Kadastro Kanunu’nun hak düşürücü süreyi düzenleyen maddesiyle ilgili kısmının iptal kararı verdi.  5841 Sayılı Yasa, tapuda kayıtlı bir taşınmaz için 10 yıl geçtikten sonra, tapunun iptali için dava açılamayacağını, kanunun geçici 10’unucu maddesi ise “Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış davanın geri çekilmesini” öngörüyordu. Anayasa Mahkemesi, iki düzenlemenin de iptali ve yürürlüğünün durdurulması kararı verdi.

ÇÖZÜM : Kadastro Kanunun 12. Maddesinin tamanen iptali ile vatandaşlarında on yıl geçse bile tapu iptal davası açmasının sağlanmasıdır. Ancak bu şekilde çağdaş bir hukuk düzende olması gereken tarafların eşitliği ilkesi sağlanabilir. Devlet ve vatandaşın ihtilafa düştüğü kadastro işlemi özel hukuk ilişkisidir ve bu özel hukuk ilişkisi nedeniyle oluşabilecek davalarda tarafların eşit haklara sahip olmaları gerekir.

SON SÖZ : Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli 5831 ve 5841 Sayılı yasalarda iptal ettiği hükümler önemsiz iptaller değil, 2b konusunu tam can evinden vuran HAYATİ İPTAL KARARLARIDIR. Onca para sarfı ile yapılan kadastro işlemleri boşa gittiği gibi, 2B arazilerde büyük ve Anayasal eşitsizliğe ( tescil edilmiş 2b araziler açısından, tescil edilmemiş 2b araziler aleyhine )  dayalı yeni bir kaos dönemi başlamıştır.